svyU1Vk. TÜRKİYE DE KİTAP OKUMA ORANI. 1. Her sene japonların sahip olduğu oranla karşılaştırılan orandır. acıdır ki biz bu maçta hep yenilen taraftayız. 2. Dergi okuma oranı % 4Kitap okuma oranı % 4,5Gazete okuma oranı % 22Radyo dinleme oranı %25Televizyon izleme oranı %94Üzerinde düşünülmesi gereken daha doğrusu sanırım düşündürten bir tablo. 3. Cahillikle ters orantılı olan orandır. 4. Batı'ya gittikçe artar. 5. Kitap okuma ile ilgili dünyada bir araştırma yapılsa, emin olun derece yaparız. 6. Zannımca okumakla cahilliğin pek bi alakası yoktur....bizim okumuş yazarlarımız ve proflarımızın yaptıklarına bakınca dediğim anlaşılacaktır...batıya gidince oran artar ama batının halkları okuduğu için ileriye gitmiyor batı.. batının thank tank ları iyi çalıştığı için ileriye gidiyor ...ama yine de okumamanın mazereti olmaz... 7. Çok yüksek bir orandır. eğer bu ülkedeki okur yazar oranı filistin'den hani şu savaştan başını kaldıramayan filistin'den az ise çıkan her sonuç yüksek sayılır. 8. Bir yılda 25 kişinin 1 kitabı paylaştığı orandır. aynı oran japonya da ise kişi başına yılda 24 kitaptır. zaten aramızdaki farktan uçurum da bahsetmeye hiç gerek yok. 9. Bu oranlar remzi kitabevi doğan yayıncılık falan verileriyse yanlıştır. pazarlarda bile korsan kitap tezgahları var aga bunları nasıl vuracaksın yüzdeye? 10. Hepimiz müslümanız ve hepimiz kuran okumuyoz mu? ne yani kuran'da her şey yazmıyo mu, yetmez mi? ne var yani? hamdolsun bir tek kuran bize yeter. 11. Türkiye de okunan kitapların nufusa oranı. ya da türkiyede ki insanların kaçıcının kitap okuduğu. şimdi güzel kardeşlerim bir insan bir yıl elinde tek kitapla geziyorsa * bunu oranımızın neresine sokacağız. ya da bir başka şahıs, yılda yirmi yirmibeş arası kitabı okuyorsa bu oran nasıl şekillenecek. kitapların mahiyeti bu orana etki eder mi mesela? yatmadan önce yüz fırça darbesini okuyup mastürbasyon yapan 500 türk genci yüzünden bu orana gusul aldırmak gerekir mi? 12. Yüzdesini bilmiyorum ama istatiksel olarak çok iyi hatırlıyorum.Unutmak mümkün değilTürkiyede yılda 6 kişi bir kitap okuyor.Abes gelebilir ama kitap okuma oranı düşük olunca ortaya böyle traji-"komik" bir tablo ortaya çıkıyor. 13. Kitap okumayamama konusunda hepimizin bahanesi hazırdır-Kitaplar çok pahalı-işten geldim, yorgunum-Öğrenciyiz abi !-Oku oku nereye kadar?-...ve daha birçoğuBu sözler en genel tavırlarımız. Kendimi örnek verirsem, ancak son birkaç senedir orjinal kitap alma imkanım oluyor. Üniversite yılları, korsan kitaplar, kitap fotokopileri etrafında koşmakla geçti. Okuduğumuz kitapların içeriğide çok nitelikli değil açıkcası. Türkiye'de okunan kitaplara da bakarsanız, "siyaset, aşk, cinsellik" gibi birkaç temaya sıkışmıştır. Popüler kültürün önümüze sürdüğü kitaplar... Günde ortalama 5 saat TV seyreden bir toplumuz. Bu zamanı TV'ye ayıran bizler, her gün birkaç sayfa okuma zahmetine katlanamıyoruz. Ne garip değil mi? Yukarıdaki basit bahanelerimiz, diziler/filmler için geçerli olmuyor çoğu zaman. Diğer açıdan, internet insanoğluna sınırsız olanaklar sunarken, gençlerimizi/çocuklarımızı asosyal bireyler haline getirmiyor mu? internete ayırdığımız zamanı, kitaplara ayırabiliyor muyuz?Bütün bu sorular/sorunların ardından Türkiye'nin okuma karnesine bir bakalım*Egitim-Senin bir arastirmasina gore, ogretmenlerin yuzde 8i hic kitap okumuyor. Yuzde 39u ise bu konuda bilgi vermek istemiyor. Yuzde 28i ayda bir kitap aliyor.*Türkiye Yazarlar Birliği TYB Kurucu Genel Başkanı - Yazar Mehmet Doğan'a göre "Ülkemizde 10 bin kişiden 3 kişi yılda 10 ve üzerinde kitap okuyorsa kitap kurdu sayılıyor."*Çukurova Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. ibrahim Ortaş konuyla ilgili ele aldığı makalede "Devlet kitap okumayı kötü gösterdi" alt başlığıyla doğrudan bir eleştiri getiriyor. Ortaş makalesinde şöyle devam ediyor "12 Eylül sonrası kitap okumak kamuoyuna zararlı diye tanıtıldı. Kim gerçekten suçlu ve zararlı tespiti yapılmadan, özellikle de okuyan ve düşünen kişiler bu süreçte hep mağdur duruma düşürüldü. Maalesef ülkemizde gelişen dinamik gençliğin eleştiri yapma şansı elinden alınarak sistemi eleştirmeyen ve kabullenen bir gençlik yaratıldı. Çok genç yaşta evden başlayarak sürekli dövülen, 'Sus sen bilmezsin, ' 'aklın ermez, ' 'büyüğüne saygı, ' 'otoriteye saygı' kişinin kişiliğini önemli ölçüde zedelemiştir. Kitap okuma alışkanlığı kazanamamış toplum ne yapacağını bilemeyecektir. Kitapların bir taraftan yasaklanması, diğer taraftan yayıncıların yasaklanması yanında pahalı olması kitap okumanın önündeki en büyük engeller olarak görülüyor.*Bağımsız Eğitimciler Sendikası'ndan yapılan açıklamaya göre, kitap okuma oranının yüzde 4, 5 olduğu Türkiye'de yılda sadece 23 milyon adet kitap basılıyor. Japonya'da ise bir yılda basılan kitap adedi 4 milyar 200 milyon. AB ülkelerinde yıllık kitap harcaması 500 dolarken Türkiye'de bu rakam 2 dolar düzeyinde seyrediyor.*Gazi Üniversitesi'ndeki 1915 öğretim üyesiyle yapılan araştırmaya göre Öğretim üyelerinin yüzde sadece akademik yayın okuyor. Yüzde ayda bir-iki kitap VERiLERTürkiye'de kitap okuma konusunda çoğu Afrika ülkelerinin gerisinde kalmış durumda.» Japonya'da toplumun % 14'ü,» Amerika'da %12' si,» ingiltere ve Fransa2da % 21'i düzenli kitap okur iken, » Türkiye'de durum % 0, 01 yani on binde bir.» Toplam nüfusu sadece 7 milyon olan Azerbaycan'da kitap ortalama tirajla basılırken, Türkiye'de bu rakam 2000- 3000 civarında basılmaktadır.» Birleşmiş Milletler insani Gelişim Rapor'unda kitap okuma oranında Türkiye, Malezya, Libya ve Ermenistan gibi ülkelerin bulunduğu 173 ülke arasında 86. YILDA KiŞi BAŞINA OKUMA SAYILARI» Bir Japon bir yılda ortalama 25 kitap okuyor» Bir isviçreli bir yılda ortalama 10 kitap okuyor.» Bir Fransız bir yılda ortalama 7 kitap okuyor» Türkiye'de 6 kişiye yılda 1 bir kitap okuma alışkanlığına sahip olan kişi sayısı ortalama 40 bin kişiKiTAP OKUMAK iÇiNTürkiye'de bir kisinin ayırdığı zamanın;» 300 katını bir Norveçli ayırıyor.» 210 katırı bir Amerikalı ayırıyor.» 87 katını bir ingiliz ayırıyor.» 87 katını bir Japon ayırıyor.» Dünya ortalaması bile bizim ayırdığımız zamandan 3 kat KiM NE KADAR PARA VERMiŞ 1995 YILINDA» Norveçli 137 $» Alman 122 $» Belçikalı 100 $» Avustralyalı 100 $» Güney Koreli 39 $» Dünya ortalaması 1, 3 $» Türkiyeli 0, 45 $KiM NE KADAR KiTAP BASIYOR.» ABD'de 72 bin kitap basılıyor.» Rusya'da 58bin kitap basılıyor.» Japonya'da 42 bin kitap basılıyor.» Fransa2da 27 bin kitap basılıyor.» Türkiye'de ise 7 bin kitap OKUMA VE iZLEME ORANLARI» Dergi okuma oranı % 4» Gazete okuma oranı % 22» Radyo dinleme oranı % 24» Televizyon izleme oranı % 95TÜRKiYE'DE YILLARA GÖRE KÜTÜPHANELERLE iLGiLi KARŞILAŞTIRMALAR.............................................. 1996 Yılı ..................... 2001 YılıKütüphane Sayısı............................. ...................... Sayısı............................. ............... Sayısı........................ .............. Üye Sayısı....................... .................. Verilen Kitap Sayısı........... ............... Alınan Kitap Sayısı................. .................. Bir Yılda Ders Kitapları Hariç Basılan Kitap SayısıAmerika 72 000Almanya 65 000ingiltere 48 000Fransa 39 000Brezilya 13 000Türkiye 6 031Çocuk Vakfı Çocuk Edebiyatı Okulu, 8 Eylül Temel Okur Yazarlık günü nedeniyle Türkiye'nin Okuma Alışkanlığı Karnesi isimli bir çalışma hazırladı. Hazırlanan çalışmayla Türkiye'nin okuma haritası ortaya çıktı. Türkiye'nin ortaya çıkan okuma karnesi ise zayıflarla dolu. Araştırmaya göre, nüfusun yüzde 88'i okuryazar. Diğer çarpıcı sonuçlar şöyle *Türkiye de çocuklar okuma becerileri açısından 35 ülke arasında 28.*ihtiyaç maddeleri sıralamasında kitap 235. sırada*Türkiye'de öğrencilerin sadece yüzde 19'u 25'ten fazla kitaba sahip.*Türkiye'de kitaba yılda harcanan para 45 sent.*Kütüphaneye gidenlerin sadece yüzde 8'i kitap okumaya gidiyor.*Öğretmenlerin yüzde düzenli kitap okuyor.*Anne baba çaba harcamıyor*Sadece dört anne babadan biri çocuklarının okuma alışkanlığını geliştirmek için çaba harcıyor.*En çok basılan yerli beş kitap Keloğlan Masalları, Nasrettin Hoca Fıkraları, Türk Masalları, Dede Korkut Hikâyeleri, Ömer Seyfettin'in Hikâyeleri.*En çok basılan yabancı kitaplar La Fontaine Fablları , Ezop Masalları, Andersen Masalları, Çocuk Kalbi... Bu kadar veriden sonra kendimizi tekrar sorgulayalım. Gelişme arzusunu yıllarca içinde taşıyan bir toplum olarak kitap okuma alışkanlığı kazanmayı ne zaman önemseyeceğiz?Okumak, anlamak, anlatabilmek... Bu kavramların hepsi kitap okuma alışkanlığında çözümsüzlüğümüzü kendimiz yaratmayalım. TV alışkanlığımıza, eğlenceye biraz daha az zaman ayırarak, bu toplumu hep beraber geliştirelim. Çocuklarımıza, ailemize de bu alışkanlığı kazandıralım. Ne kadar boş ve gereksiz sözler. bizim için önemli olan aşağıda uyanma vaktidir...Almanya'da 70 bin Sağlık Kurumu... 8 bin kilise,Fransa'da 60 bin sağlık kurumu... 9 bin kiliseTürkiye'de 7 bin sağlık kurumu... 77 bin camiOlduğunu biliyor muydunuz? Gelen e postalardan sonra artık biliyoruz. Onlar tahsilli ve sağlıklı olarak yaşayacaklar ama gavur olacaklar;halbuki biz cahil ama dini bütün olarak ölüp cennete bu dünya geçici, hiç bir şeyi dert etmeye boşuna eğitime niye para harcayalım, nasıl olsa ölünce bir işe yaramayacak bu hastane dersen, boşu boşuna ölümünü, yani cennete gitmeyi geciktirmenin anlamı ne ?En iyisi o paraları okul, hastane falan gibi gereksiz yerlere harcayıp çarçur etmek yerine cami yapımına harcayıp daha çok müslümanı gönderelim seçim olursa biz kazanırız. Varsın bizi AB 'ye almasınlar, biz de onları cennete almayız.!" 14. Türkiye'de kitap oranı pahalıdır pardon kitap okuma oranı düşüktür, düşüktür tamam ama istatistiklerden yüksektir bir ülkede kitap okuma oranı neye göre ölçülmektedir bu ülkede alınan orjinal kitap sayısına göre ölçülmektedir fakat bir orhan pamuk kitabının bu ülkedeki fiyatını başka bir ülkedeki aynı kitabın fiyatından yüksek tutarsanız olacağı budur ki tamam türkiye'de kitap az okunur fakat okuyan kesimde babasından, abisinden kalan kitapları okur ve bazıları da korsan okur tamam korsanı savunmuyorum ama 180 ytl öğrenim alan ve okulu bitirince işsiz kalıp bu öğrenimi ödeyemeyen bir üniversite öğrencisinin korsan kitap almasını eleştiremiyorum kitap yazanın hakkı emeği vardır ama yayınevinin hakkı bu işi sanayileştirecek kadar yoktur velhasılkelam korsan kötüdür fakat okumamak daha kötüdür en kötüsü de hiç korsan almayıp aç gezen öğrencidir... 15. Ülkemizde kitap okuma oranının düşük olduğunu belirtiyor. sebepleri çeşitlidir, tv izlemek, internete takılmak, hayatında hiç hediye olarak kitap almamak, küçük yaşta okumaya kütüphanesinin nerde olduğunu bilmemek. kitap okuyanın aydınlanacağının farkına günü ankarada yapılan kitap okuma eylemine ankaradan uzakta olduğum için katılamadım, evde yarım kalan türklerin tarihi kitabımı bitirdim. 16. İstatistiksel el alırsak;2002 yılındaki bir araştırmaya göre; ders kitapları dışında bir yıl içinde yayımlanan kitap sayısı türkiye'de 6031 iken bu sayı almanya'da civarı, ingiltere'de civarı, italya'da ve hindistan'da kişi başı okunan kitap sayısı ile ilgili istatistikler şöyledir;japon 25 kitap,isveç 6 kitap,fransız 7 kitap,altı türk 1 kitap okumaktadır. 17. Gün geçtikce düşmekte olan orandır. 18. İrandaki kitap okuma oranının yarısından azdır. 19. Olumlu bakmak gerekirse yükselen bir orandır ; olumsuz bakmak gerekirse okunan kitapların seviyeleridir. 20. 2007 rakamlarına göre Japonya'da bir kişi yılda orada ki yıl kavramıda bizdeki gibi 365 gün / gün = 24 saat 27 kitap okurken, Türkiye'de 6 kişi bir kitapı okuyor. * 21. İnsanların neden kitap okumadığını düşündürten oran. pek çok gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelere oranla, çok düşüktür. okumak çok zor bir aktivite değil ki, kimsenin yapamayacağı bir şey de değil. ama türk insanı tembel, üşengeç. en basit örnekle;Kitap özeti çıkaracak öğrenci, giriyor internete, istediği kitabın özetini böyle olunca, kitap okumak gereksiz oluyor. pek çok aile de okumaya teşvik etmiyor, çocukların ya da gençlerin de işine geldiği için, okumuyorlar. bir de kitap fiyatları pahalı, korsan kitaplar da her zaman bulunmadığı için okunmuyor olabilir. benim tercihim açıkçası, korsan kitaplar. * bir şekilde okuyun da ister yasal yollardan, istersen korsan. yeter ki okuyun, gerekirse zorla okutturun. Türkiye de kitap okunmaz. kaynak Türkiye'nin en büyük sorunlarından biri de okuma yazma oranının ve düzenli kitap okuma oranının çok düşük seviyelerde olması. İngiltere ve Fransa ile aramızda uçurum var2011 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanan "Türkiye Okuma Kültürü Haritası"ndaki sonuçlara göre, Türkiye'de nüfusun %30'u okuma yazma bilmezken, düzenli kitap okuyanların oranı ise % Bu oranın değişmesi için eğitim kurumları ve sivil toplum kuruluşları özel projelerle halkı bilinçlendirmeye ve Fransa'da düzenli kitap okuma alışkanlığı %21 iken, bu oranın Türkiye'de % olduğuna dikkat çeken Anabilim Eğitim Kurumları İcra Kurulu Başkanı Serkan Kılıç, "Anabilim Eğitim Kurumları olarak Anaokulundan-Lise dönemine kadar öğrencilerimize özel okuma saati uygulaması vererek bu bilinci aşılamak için elimizden geleni yapıyoruz. Öğretmenlerimizin kontrolü ile öğrencilerimiz güne okuma saati ile başlıyor. 20 dakikalık özel okuma saatinin ardından, günlük eğitimlerine devam ediyorlar. Bu çalışma sonucunda yaptığımız araştırmalarda gördük ki geçtiğimiz yıldan bu yana okulumuzda eğitim gören öğrencilerin düzenli kitap okuma alışkanlığı %15 den %21,5'lere çıktı. " ifadelerini alışkanlığının çocuklar için önemiOkuma alışkanlığının sağlıklı olması, en başta ebeveynlere bağlı. Okuma alışkanlığı, çocukların zihinsel, duygusal ve sosyal gelişiminde onlar için oldukça önemli. Sağlıklı olduğu takdirde okuma alışkanlığı, çocuğun hayal gücünü geliştiriyor, dil gelişimini doğrudan etkiliyor ve kendini ifade etmesinde ona destek oluyor. Ayrıca düzenli ve planlı olmayı öğretiyor. Ülkemizde Kitap Okuma Oranı Deli Sevdam Ülkemizde Kitap Okuma Oranı, Türkiye’nin kitap okuma konusunda Afrika ülkelerden bile geride kaldı. Rakamlara göre, Türkiye’de düzenli kitap okuyanların oranı toplumun yüzde oranında. Kayseri Milli Eğitim Müdürlüğü ARGE şubesi tarafından örnek Apartman Kütüphanesi açılışı yapıldı. Açılışta konuşma yapan İl Milli Eğitim Müdürü Erdoğan Ayata, şu bilgileri verdi "Her kesimden ve her yaştan insana eğitim ve öğretim yapma fırsatını sağlamak İl Milli Eğitim Müdürlüklerinin görevleri arasında yer almaktadır. Gençlerimizin ve çocuklarımızın bilinçli birer birey olarak topluma kazandırılmasında eğitim ve öğretim faaliyetleri önem kazanmaktadır. Yapılan her çalışma gençlerimizin zamanlarını en iyi şekilde değerlendirmesine yardımcı olmalıdır. Çağımızın bilgi ve teknolojiye yön verilen bir süreç olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle yetiştirdiğimiz öğrencilerimizin bilgi ve teknolojiyi en iyi şekilde takip eden ve aynı zamanda düşünmeci zihniyete de sahip olması gerekmektedir. Okumak insanlarda zekanın gelişmesinde önemli rolü olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Toplumda gelişmişlik düzeyi ölçülürken kişi başı basılan kitap sayısı ve okunma oranları dikkate alınmaktadır. Gelişmiş ülkelerde okunan ve basılan kitap sayısı hesaplandığında ülkemiz ve şehrimizin gerilerde olduğu görülmektedir. Ülke yöneticilerimizin bu konu üzerinde özellikle durduğu ve yapılacak olan bütün çalışmalara katkı destek verdiği görülmektedir." TELEVİZYON VE İNTERNET BAŞINDA ZAMAN GEÇİRİLİYOR Erdoğan Ayata, İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak yapılacak olan bu proje sayesinde okuma’ eylemi içerisine girmekte zorlanan ve bir öncünün ortaya çıkmasını bekleyen gençlere örnek olunmaya çalışıldığını söyledi. Ayata, "Proje sayesinde zamanlarının çoğu kısmını televizyon, internet ile meşgul olan, sokaklarda bilinçsiz şekilde eğlenmeye çalışan gençlerimize yol gösterilerek birer örnek model ortaya konmaya çalışılacaktır. Aşağıda 2009 yılı BM verileri kullanılarak sayısal veriler çıkarılmıştır. Türkiye’de kitap okuma konusunda çoğu Afrika ülkelerinin gerisinde kalmış durumda. Japonya’da toplumun yüzde 14’ü, Amerika’da yüzde 12′ si, İngiltere ve Fransa’da yüzde 21’i düzenli kitap okur iken Türkiye’de durum on binde bir. AZERBAYCAN’IN GERİSİNDEYİZ Toplam nüfusu sadece 7 milyon olan Azerbaycan’da kitap ortalama 100 bin tirajla basılırken, Türkiye’de bu rakam 2-3 bin civarında basılmaktadır. Birleşmiş Milletler İnsani Gelişim Raporu’nda kitap okuma oranında Türkiye, Malezya, Libya ve Ermenistan gibi ülkelerin bulunduğu 173 ülke arasında 86. sıradadır" diye konuştu. JAPONYA’DA 1 KİŞİ 25 KİTAP OKURKEN TÜRKİYE’DE 6 KİŞİYE 1 KİTAP DÜŞÜYOR BM’nin raporuna göre bir yılda kişi başına okuma sayıları ise şöyle Bir Japon bir yılda ortalama 25 kitap okuyor. Bir İsviçreli bir yılda ortalama 10 kitap okuyor. Bir Fransız bir yılda ortalama 7 kitap okuyor. Türkiye’de 6 kişiye yılda 1 bir kitap düşüyor. Cevaplayan candle Fi tarihinde cevaplandı Yapılan araştırmalara göre ülkemizde 5 milyon kişi okuma-yazma bilmiyor. Bunların milyonu kadın, ötekiler erkek. Bunun da en büyük sebebi özellikle kırsal bölgelerde kız çocuklarının okula gönderilmemesi. Milliyet yazarı Güngör Uras, Türkiye İstatistik Kurumu’nun yaptığı kitap okuma alışkanlıklarını da ortaya koyan araştırmanın detaylarını yazdı. Araştırmaya göre, günde 6 saat televizyon izleyen, 3 saat internete giren Türkiye, kitap okumaya sadece 1 dakika ayırıyor. Kitap okumak Türk insanının ihtiyaç listesinde 235. sırada yer alıyor. Güngör Uras'ın Milliyet'te "Kitap pazarı milyar dolarlık bir pazar" başlığıyla yayımlanan 13 Kasım 2016 yazısı şöyle İstanbul 35’inci Kitap Fuarı 12 Kasım’da dün açıldı. 20 Kasım’a kadar devam edecek. Türkiye İstatistik Kurumu’nun yaptığı araştırmaya göre, ülke genelinde ve ülke ortalamasında günde 6 saat televizyon izleyen, 3 saat internete giren Türk insanı, kitap okumaya sadece 1 dakika ayırıyor. Kitap okumak Türk insanının ihtiyaç listesinde 235. sırada yer alıyor. En fazla kitap okuyan ülkelerin başında yüzde 21 oranıyla İngiltere ve Fransa var. Bun Japonya yüzde 14, Amerika yüzde 12 ve İspanya yüzde 9 ile izliyor. Türkiye, yüzde Binde bir okuma oranıyla son sıralarda yer alıyor. Okuma alışkanlığında dünyada 86. sıradayız. Okuyanların yüzde 65’i aşk, yüzde 24’ü siyasi, yüzde 13’ü düşünce, yüzde 7’si kişisel gelişim kitapları okuyor. Türkiye’de her yıl 45-50 bin başlıkta kitap basılıyor. Elektronik ortamda da 4-5 bin kitap yayınlanıyor. Basılan kitapların yarıdan fazlası yüzde 58’i ders kitapları. Yılda 15 bin dolayında edebiyat, kültür ve sanat kitabı, 3 bin kadar dini kitap yayını var. Yayfed’in bandrol izleme raporlarına göre, 2015’te 330 milyon, 2014’te 344 milyon, 2015’te 384 milyon adet bandrollü kitap satıldı. Yaklaşık yayınevi, 150 dolayında dağıtım kuruluşu ve kitap satan 6 bin kitabevi var. 200 sayfalık bir kitabın telif hariç 1000 adet baskısı yaklaşık 4-5 bin TL harcama gerektiriyor. Kitap satışlarında yüzde 8 KDV uygulanıyor. Okul kitapları önde milyar dolarlık kitap pazarında eğitim-okul kitaplarının payı milyar dolar. Akademik kitapların payı 70 milyon, ithal kitabın payı 110 milyon, 750 milyon doları edebiyat, kültür, sanat ve dini kitaplar paylaşıyor. Türkiye’nin büyümesi, gelişmesi çocuklarımızın daha çok okumasına bağlı. Okumak, çocukların kültürel gelişimlerini tamamlamaları ve bilgi çağını yakalamaları için hava gibi, su gibi, yemek gibi günlük hayatlarının bir parçası olmalı. Türk çocukları kitap okumada Afrika ülkelerinin gerisinde kalmış durumda. Türkiye’de 100 kişiden sadece 4 kişi kitap okuyor. Dünyada kişi başına kitap harcaması dolar, Türkiye’de ise çeyrek dolar. Çocuklara kitap hediye edilmesi sıralamasında Türkiye 180 ülke içerisinde 140. sırada. Kişi başına kitap sayısı 60 yılda artmadı. Önemli ölçüde geriledi. 1945-1950’lerle kıyaslanamaz ölçüde geniş tanıtım ve iletişim olanaklarına, daha yüksek okullaşma oranına, on katı artmış bir eğitimli nüfusa, dış dünyayla gittikçe artan etkileşime, sayısı artan üniversitelere karşın, okurluk düzeyi yarı yarıya geriledi. Ne oldu? Türkler, okuma alışkanlığını kazanıp sonradan mı kaybettiler? İlk akla gelen, televizyon... Televizyon, gerçekte okur olmayan, ancak okur gibi davrananların bir bahanesi. Okuyan, bilgi edinmede ve aktarmada aktif olan kişiler üzerinde ise televizyon, aktifliği ve okumayı artırıcı etki yapıyor. Eğitim politikaları Özkan Tamer, Türkiye’de kitap okuma alışkanlığının gerilemesini siyasi iktidarların tutumuna bağlıyor. Tamer’e göre, “İktidarın politikaları, okurluk düzeyinin belirleyicisi oluyor. Gelişmeye kapalı iktidarlar eğitim sisteminin özgür düşünceli, aktif, sentezci, tartışmacı gençler yerine, ezberci, boyun eğen insanlar yetiştirmesini tercih ediyor. Eğitim sistemi okurluğu özendirmek bakımından en uygun ortam. Eğitim sistemini pasifleştirmek, yüksek öğretimde dahi tek kitap ve test sınavı yöntemi okurluğu yok ediyor. Okumanın ana güdüsü, okuduklarını sosyal çevreye aktarmak, toplumsal örgütlerde etkinliği artırmak. Düşünce yasakları insanları kitaplardan uzaklaştırıyor.” Kültür ve sanat kitapları yayımlayan Mülkiyeli kardeşimiz Bülent Özükan “32 yıllık Boyut Yayınları dünyanın 28 ülkesinden 50’den fazla uluslararası yayıncıyla telif-lisans anlaşmaları olan bir yayıneviydi. BBC, Britannica ve Dorling Kindersley gibi yayıncılar kalitemizi kıskandıklarını söylüyordu. İki yılda iddialarımızı kaybettik. Kültür iklimi her konuda çölleşti” dedi. Kitap okuma alışkanlığının arttığı, daha çok kitap yayımlanan bir Türkiye özlemiyle kitap fuarına gidiyorum. Sizler de çocuklarınızla gidiniz. İlginizi çekecek bir kitap var.

ülkemizde kitap okuma oranı neden düşüktür